İstanbul’da Bitkilerle Yaşayan 5 Mekân

İstanbul’da bitkilerin mekânın karakterine katıldığı beş adres: Bir kış bahçesinden tarihî seralara, bahçeli kafelerden gündelik buluşma alanlarına uzanan bir keşif seçkisi.

İstanbul’da Bitkilerle Yaşayan 5 Mekân

İstanbul’da bitkili mekânlar ararken bir kafenin bahçesine, bir kültür yapısının üst katına veya tarihî bir limonluğa ulaşabilirsiniz. Bu yerlerde bitkiler farklı roller üstlenir: Bazen masaların çevresinde gölge oluşturur, bazen bir yapının neden o biçimde tasarlandığını açıklar, bazen de birlikte üretmenin ve öğrenmenin konusu olur.

Şehirde bitki ve tasarım ilişkisini bu farklı ölçeklerde görmek için beş adres seçtik. Avrupa Yakası’na yayılan seçki; kahve molasına, sergi ziyaretine veya bahçe gezisine eşlik edebilecek duraklardan oluşuyor. Her birine, bitkilerin mekânın kullanımını nasıl etkilediğine dikkat ederek bakmak mümkün.

1. Salt Beyoğlu: Bitkili mekânlar üzerine düşünmek

İstiklal Caddesi’ndeki Salt Beyoğlu’nun dördüncü katında yer alan Kış Bahçesi, bitkilerle kurulan ilişkinin bir kültür kurumunun programına nasıl katılabileceğini gösteriyor. Fritz Haeg’in 2011’de tasarladığı prototip bahçe, 2018’de mimar Aslıhan Demirtaş tarafından kalıcı bir kış bahçesine dönüştürüldü.

Salt’ın beslenme ve ekolojiyle ilgili çalışmalarına ev sahipliği yapan alan, bu seçkideki en farklı duraklardan biri. Burada bitkilere, bakım ve üretim süreçleriyle birlikte bakmak için bir bağlam bulunuyor. Sergi ziyaretine bahçeyi de eklemek, aynı yapıda sanat, mimarlık ve ekoloji arasında bağlantılar kurmaya imkân veriyor.

Kış Bahçesi’ni gezerken bitkilerin kapladığı hacme, birbirleriyle ilişkisine ve mimari içindeki yerlerine dikkat edebilirsiniz. Küçük bir bahçenin bir yapının kullanımına ne katabileceğini düşünmek için iyi bir başlangıç.

Nerede? İstiklal Caddesi No:136, Beyoğlu. Kış Bahçesi dördüncü katta bulunuyor; Salt Beyoğlu’na giriş ücretsiz.

2. Limonlu Bahçe: Ağaçların çevresinde kurulan gündelik hayat

Beyoğlu’nda Yeni Çarşı Caddesi üzerinde bulunan Limonlu Bahçe, adını bahçesindeki limon ağaçlarından alıyor. Mekânın kendi anlatımında limonlara manolya, ıhlamur, yasemin ve erik gibi farklı bitkiler eşlik ediyor. Bu çeşitlilik, bahçeyi bitki dokuları ve mevsimsel değişimler üzerinden okumayı mümkün kılıyor.

Kahvaltıdan akşam yemeğine uzanan kullanımıyla burası, bahçenin gündelik buluşmalardaki yerini görmek için seçtiğimiz bir adres. Ağaçların bulunduğu bir alanda oturmak, mekânı masa ve sandalyelerin ötesinde düşünmeye yardımcı oluyor. Yukarıdaki dallar, yaprakların arasından geçen ışık ve bitkilerin çevrelediği boşluklar da oturma deneyiminin parçasına dönüşüyor.

Ziyaret sırasında tek tek türleri tanımaya çalışmanın yanında, bitkilerin birlikte oluşturduğu katmanlara bakabilirsiniz. Bir bahçenin karakterini çoğu zaman bu farklı yükseklikler ve yoğunluklar belirler.

Nerede? Tomtom Mahallesi, Yeni Çarşı Caddesi No:74, Beyoğlu. İşletme, ziyaret öncesinde rezervasyon yapılmasını öneriyor.

3. Limonluk Kafeterya: Bitkiler için yapılmış bir yapıda oturmak

Dolmabahçe’de, Millî Saraylar Resim Müzesi’nin bahçesinde bulunan Limonluk Kafeterya, bitki ve mimarlık ilişkisine tarih üzerinden yaklaşan bir durak. Veliaht Dairesi’nin iç avlusundaki tarihî limonluk, günümüzde kafe olarak kullanılıyor.

Limonluklar, başta narenciye olmak üzere hassas bitkileri uygun koşullarda korumak için geliştirilmiş yapılardı. Dolayısıyla burada cam yüzeylere ve yapının bahçeyle ilişkisine bakmak, mimarinin bitki ihtiyaçlarından nasıl biçimlenebildiğini düşünmeye yardımcı oluyor. Günümüzdeki kafe kullanımı da bu yapıya yeni bir gündelik hayat ekliyor.

Bu adresi seçkiye almamızın nedeni, bitki yetiştirmek için tasarlanmış bir mekânın bugün insanlar tarafından nasıl kullanıldığını göstermesi. İçerideki bitkiler, tarihî yapı ve avlu peyzajı birlikte değerlendirildiğinde, İstanbul’un bahçe kültürüne ilişkin küçük ama anlamlı bir kesit ortaya çıkıyor.

Nerede? Millî Saraylar Resim Müzesi bahçesi, Dolmabahçe. Ziyareti planlarken kafeteryanın saatleriyle müze ve bahçe giriş koşullarını birlikte kontrol edin.

4. The House Café Atiye: Apartman ile bahçe arasında

The House Café’nin ilk şubesi, 2002’de Nişantaşı’ndaki bir apartman dairesinde açıldı. Atiye Sokak’taki mekân, bugün iç alanı ve yaz-kış bahçesiyle hizmet veriyor. Bu yerleşim, İstanbul’daki konut yapılarının sosyal buluşma alanlarına dönüşmesi açısından da ilgi çekici.

Atiye’yi bu seçkide bahçenin gündelik kullanımla kurduğu bağ üzerinden ele alıyoruz. Bir apartman içinden bahçeye geçmek, aynı mekânda farklı oturma biçimlerini ve farklı bir açıklık hissini deneyimlemeye imkân veriyor. Bahçe, yemek veya kahve molasının geçirildiği alanlardan biri oluyor.

Burada bakılabilecek ayrıntı, iç mekân ile bahçe arasındaki geçiş. Oturma alanlarının dışarıyla nasıl ilişki kurduğunu, bitkilerin hangi bakışlara eşlik ettiğini ve bahçenin içeriden nasıl algılandığını gözlemlemek, kendi yaşam alanları için fikir arayanlara da yardımcı olabilir.

Nerede? Harbiye Mahallesi, Atiye Sokak No:10-1, Nişantaşı. Bu adresi markanın diğer Nişantaşı şubesi Corner ile karıştırmamak gerekiyor.

5. Maslak Kasırları: Bahçe kültürünün yaşayan izi

Maslak Kasırları, bahçesi ve tropik bitkilerin bulunduğu serasıyla bitkilerin mimari içindeki yerini daha geniş bir ölçekte görme fırsatı sunuyor. Millî Saraylar’a bağlı müze-ev olarak ziyaret edilen yapı topluluğunda limonluk, bahçeyle birlikte ele alınması gereken bölümlerden biri.

Burada bitkiler için ayrılmış bir yapının bulunması, bakımın da mimari programın parçası olabildiğini hatırlatıyor. Limonlukla ilişkili ısıtma ve bahçıvan mekânlarının yapı topluluğunda yer alması, bahçenin devamlılığı için gereken emeği görünür kılıyor.

Ziyarette kasırları, bahçeyi ve serayı birlikte düşünmek anlamlı. Bitkilerin farklı koşullarda nasıl barındırıldığına bakarken, tarihî bir yerleşimin açık ve kapalı alanları arasında kurduğu ilişkiyi de okuyabilirsiniz. Bu nedenle Maslak Kasırları, seçkinin daha uzun zaman ayrılabilecek duraklarından biri.

Nerede? Büyükdere Caddesi üzerindeki Maslak Kasırları yerleşkesi. Pazartesi günleri kapalı; güncel bilet ve ziyaret bilgileri Millî Saraylar üzerinden kontrol edilebilir.

Bu beş adresten birini ziyaret ederken bakışınızı bir süre bitkilere ayırın. Nerede büyüdükleri, ne kadar yer kapladıkları ve oturduğunuz noktadan nasıl göründükleri, mekân hakkında pek çok şey anlatır. Bazen bir sonraki tasarım fikri, bir bahçede seçtiğiniz masadan doğabilir.



Editör için kaynaklar

Planthom; bitki, mekân ve tasarım üzerine çalışan İstanbul merkezli bir bitkilendirme ve bakım stüdyosudur.

Studio
Mekân Bitkilendirme
Düzenli Bitki Bakımı
Markalara Özel Projeler

Journal
Rehberler
Rotalar
Tasarım
Studio Notları

Hakkımızda
İletişim
İstanbul
hello@planthom.com

@plant.hom

LinkedIn